3.4.2008
Bilge hikayeleri

Dostluk hakkında
Hikaye Arabistan çöllerinde geçmekteymiş. İki iyi arkadaş çölde yürüyorlarmış. Yolda, bilinmeyen bir sebepten dolayı aralarında tartışmaya başlamışlar.
Gittikçe büyüyen tartışma esnasında bu iki kişiden birisi diğerini tokatlamış. Bir anlık bir şaşkınlık sonrasında adam yere otumuş ve kumların üzerine;
"Bugün en iyi arkadaşım bana tokat attı" yazmış.
Yürümeye devam etmişler ve birkaç saat sonra bir vahaya varmışlar. Vahadaki gölette yüzmeye giren iki arkadaştan tokatlanmış olanı birden suyun içinde
çırpınmaya başlamış. Arkadaşı bunu görüp onu kurtarmış ve kıyıya çıkarmış. Adam kendine gelir gelmez belindeki hançeri çıkarıp büyük bir taşın üstüne;
"Bugün en iyi arkadaşım hayatımı kurtardı" yazmış.
Arkadaşı merak ile sormuş: "Seni kırdığımda ve tokatladığımda kuma yazdın, şimdi neden taşa yazıyorsun?"
Diğeri ona gülümseyerek cevap vermiş:
"En iyi dostlarımız bizi kıracak birşey yaptıklarında bunu kuma yazmalıyız, unutmanın ve affetmenin rüzgarı yazdıklarımızı silsin diye. Diğer taraftan da yaşanan
güzellikleri taşların kalbine yontmalıyız, rüzgarların hiçbiri onları silemesin diye..."
![]()
Her gün özel bir gündür
Şifoniyerin çekmecelerinden bir tanesini açıp içinden ambalajı açılmamış bir paket çıkardı. Kağıdı yırttığında paketin içinden ipekli bir eşarp akarcasına düştü kucağına. Onu kaldırıp kumaşı koklamak istercesine yüzüne yaklaştırdı. Gözleri doldu; " Dokuz-on yıl önce İtalya seyahatinde almıştım. Onu hiç kullanmadı, çok özel bir gün için sakladığını söylemişti. Düşünüyorum da, o özel gün bugündür..."
Bana döndü ve: "Hayatındaki her gün özeldir, bunu unutma ve hiçbir şeyi erteleme, saklama..." dedi.
En yakın dostum bugün eşini kaybetmişti. Ben söylediklerini hiç unutmadım. Onlar hayatımı değiştirdi diyebilirim.
Bugün daha çok okuyup daha az ev işi ile uğraşıyorum.
Terasa çıkıp bahçedeki çalılıklara aldırmayarak baharın tadına varıyorum. Ailem ve arkadaşlarımla işte olduğumdan daha fazla vakit geçiriyorum.
Anladım ki hayat değerlendirilmesi gereken bir birikimdir. Kristal kadehleri sadece bayramlarda değil, hergün kullanıyorum.
Yeni ceketimi giyip markete gidiyorum. Canım istediğinde hoşuma gittiği için en sevdiğim parfümü sıkıyorum. "Bir gün..." veya "Belki bir gün..." ifadelerini
sözlüğümden çıkardım. Herşeyi şimdi görmek, duymak ve yapmak istiyorum.
Eğer dostumun eşi yarın hayatta olmayacağını bilseydi ne yapmak isteyeceğinden emin olamam. Düşünüyorum da, ailesini ve dostlarını aramak isterdi.
Belki de ben de telefon ederdim eski dostlarıma, dargınlıkları bitirmek için, kalplerini bir şekilde kırdıysam özür dilemek için.
Belki de arkadaşımın eşi bir kez daha Boğaz'da yemeye gitmek isterdi(en sevdiği manzara).
Ve işte o yapmadığım için üzüleceğim şeyler, eğer günlerim sayılı olduğunu bilseydim;
Üzülürdüm, eğer ararım deyip aramayı ertelediğim dostlarımı aramazsam...
Üzülürüm, eğer yazmam gereken mektupları yazmayı erteleyip yazmazsam...
Üzülürüm, eğer sevdiklerime onları sevdiğimi daha çok söyleyemezsem.
Bugünden sonra hayatımdaki hiçbir şeyi kaçırmayacağım! Sevinçlerimi ve gülümsememi ertelemeyeceğim! Tekrar ediyorum; her gün Özeldir.
![]()
Bugün başla
Bugün dün için endişelenmeyi bırak, dün geçmişte kaldı ve hiçbir zaman değişmeyecek. Sadece sen değişebilirsin, eğer istersen.
Yarın için endişelenme, yarın hep geleceğinde ve senden beklentisi kendinden en iyiyi verebilmen, yani bugünün hakkını..
Aynaya bak ve kendini gör; hayranlık ve ilgi hakeden kişiliği gör, saygılı, saygıya laik, dostluğuna güvenebileceğin, dostluğundan haz alacağın kişiliği gör.
Hayatındaki her an'ın ne kadar değerli olduğunu, bu dünyada aldıklarını başkalarıyla paylaşmanın hafifliğini yaşa.
Bir an için bile olsa başkalarının çiğinediği yoldan uzaklaşıp keşiflerinin tadına var.
Kışkırtmalara cesaret ve kararlılıkla karşılık ver, yoluna çıkan engelleri aş.
Cesaretini yitirmek, sevgini, benliğini yitirmek anlama gelmediğini unutma.
Başına gelenlere rağmen insandaki İyi'ye yine yeniden inan. Bu bir fırsattır sana sunulan, daha iyi bir gelecek için...
Kalbini ve mantığının kapılarını ardına kadar aç; yaşadıklarını kabul et, yeni insanlarla tanış. Mükemmel olmayı ne kendinden ne de başkalarından bekleme.
Çünkü mükemmellik yoktur bu mükemmel olmayan dünyada...
Kabul et ki kendi mutluluğundan sen sorumlusun, bu yüzden seni mutlu eden şeyleri yap.
Bugün başla...
![]()
Kibir'in Masalı
Kibir aynanın önünde durup kendine bakmak istemiş. Bakmış ama hiçbir şey görememiş.
-Ayna, ne olur beni bana göster!-demiş.
-Buradasın, iyi bak!-diye cevap vermiş ayna.
-Ben birşey göremiyorum. Lütfen gerçeğimi gösterirmisin?
-Bak, iyice bak!-diye tekrarlamış ayna.
-Ama burada birşey yok, insanlar beni güzellik, ün, büyüklük olarak görüyorlar. Bütün bunlar nerede?
-Sen yüzünü görmek istemedin ki, gerçeğini görmek istedin. Kibirin gerçeği yok, o bir görüntü, ardında da boşluk var...![]()

Alışkanlıklar
Bir bilgenin öğrencileri bir gün sormuşlar:
-İnsanlar neden kötü alışkanlıkları daha kolay ve iyi alışanlıkları daha zor edinirler? Neden iyi alışkanlıklarını uzun süre muhafaza edemiyorlar?
Yaşlı bilge:
-Peki ben size şöyle bir soru sorayım: eğer iyi tohumu güneşte bırakırsak ve kötü, çürümüş tohumu toprağa gömersek ne olur sizce?-demiş.
-İyi tohum kuruyacak güneşte, kötü tohum ise hastalıklı filizler verecek ve sağlıklı bir meyve oluşmayacak- diye cevaplamış öğrenciler.
Bilge devam etmiş:
-İnsanlar da bu şekilde davranır: iyilikleri ruhlarında saklayıp filizlerini büyütmektense açığa çıkarıp kayıp ediyorlar. Diğer yandan da günahlarını ve kötü
taraflarını başkalarından saklamak için içlerinde gizliyorlar. Onlar orada büyüyüp insanı kalbinden yok ediyorlar...
Ancak siz, bilge olun...
![]()
Mutluluk...? 
Yaşlı bir kedi yattığı yerden küçük bir kedi yavrusunu izlemekteymiş. Kedicik döne döne kuyruğunu kovalayıp yakalamaya çalışıyormuş. Düşe kalka kuyruğunu
yakalamaya çalışan kedi yavrusunu bir müddet daha izledikten sonra sormuş:
-Neden kuyruğunu kovalıyorsun kedicik?
-Bana dediler ki, kuyruğum benim mutluluğummuş, bu yüzden onu yakalamaya çalışıyorum-diye cevap vermiş kedicik.
Yaşlı kedi gülümsemiş-yaşlı ve bilge kediler nasıl gülümseyebilirse-ve konuşmuş:
-Bir zamanlar küçük bir kedi yavrusuyken bana da aynı şeyi söylemişlerdi. Çok günler kuyruğumun peşinde koştum, gücsüz kalsam da vazgeçmeden tekrar
gücümü toplayıp yakalamaya çalışırdım. Bir an geldi, umutsuzluğa kapılıp vazgeçtim ve yoluma devam ettim. Sadece gözümün gördüğü yere doğru yürüdüm. Ve
biliyor musun ne fark etmiştim?
-Ne?-diye merak ve hayranlıkla sordu kedicik.
-Fark ettim ki, nereye gidersem gideyim, kuyruğum hep benimle birlikte...

![]()

Eşek ve köylü
Bir köylünün eşeği büyük ve derin kuyuya düşmüş. Sahibi ne yapacağını düşünedursun zavallı eşek korku ile anırmaktaymış kuyunun içinden.
Sonunda sahibi karar vermiş; düşünmüş ki eşek çok yaşlı ve bu büyük derin kuyunun kapatılması gerektiğini. Sonuçta yaşlı eşeği çıkarmak için uğraşmaya
değmez diye karar vermiş. Diğer köylüleri çağırmış ve hep birlikte kuyuyu toprak ile doldldurmaya başlamışlar.
Eşek işin nereye varacağını anlamış ve daha yüksek ses ile anırmaya başlamış. Sonra sesi birden kesilivermiş. Birkaç kürek toprak attıktan sonra köylü merak
edip kuyuya bakmak istemiş. Gördüklerine şaşırmış; eşek sırtına düşen toprağı silkeleyip üstüne basıyormuş. Köylüler toprak attıkça hayvan aynı şeyi yapmaya
devam etmiş. Bir müddet sonra eşeğin kulakları görünmüş ve köylüler şaşkınlıkla geriye çekilmişler. Eşek bütün gücüyle atlamış ve hızla uzaklaşmış oradan.
Hayatta her türlü çirkinlikler ile karşılaşabilir insan ve bu sonu olmayan bir tekerrürdür. Üstüne düşen her çamur parçasını silkeleyip devam et, ancak böyle kurtulursun kuyulardan.
Sorun diye adlandırdığımız her neyse kaya gibidir, dereyi onun üstüne basıp geçebiliriz.
İnsan çıkmaza girdiği zaman umudunu kaybetmemeli, mutlaka feraha çıkacaktır!..
![]()



Konu: .
düşündüren çok güzel hikayeler teşekkürler
Bağlantı »
Konu: Hikayeler
süperrrr olmuş.çok güzel bunlar başarılarınızın devamını diler , böyle güzel hikayeleri sitenize koyduğunuz için de teşekkür ederimm... <:)
Bağlantı »