16.4.2008
Ruh ve Aşk
Kupidon ve Psichea nın Sonsuz Aşk'ı
Psyche Milet Hükümdarının üç kızından en küçüğü ve en güzeliymiş. Krallıkta herkes Psyche'nin güzelliğine o kadar hayranmış ki Tanrıçaları Venüs'e (Afrodit)tapınmayı bile unutmuşlar. Bu yüzden Venüs büyük bir kıskançlık ile bunun intikamını Psyche'den almak için oğlu Kupidon'u(Eros) yanına çağırmış. Ondan, aşk okları yardımı ile, en çirkin ve insanlar tarafından en aşağılanan birisine Psyche'nin aşık etmesini istemiş. Kupidon yay ve okunu alıp kızın yanına doğru uçmuş. Psyche'yi gördüğü an onun güzelliğinden etkilenen Kupidon ölümlü kıza aşık olmuş ve annesi Venüs'ün emrini yerine getirmemiş.
Zaman geçmiş, Psyche'nin iki kızkardeşi varlıklı kişilerle evlenmişler o ise hala adayları arasında seçim yapamamış. Kızının durumundan endişelen kral, Apolon'un kahinine danışmış. Kahin krala Psyche'ye siyah elbiseler giydirip yüksek bir tepeye götürmesini ve onu oraya gelecek olan çirkin canavar yılana eş olarak sunmasını söylemiş.
Kral, büyük üzüntüsüne rağmen kahinin söylediklerini yapmaya karar vermiş. Psyche'yi tepeye götürüp yalnız bırakmış. O anda hafif bir esinti esmiş ve güzel prensesi alıp mis kokan çiçeklerle kaplı yeşil bir vadiye götürmüş. Rüzgarın çimenlerin üstüne bıraktığı Psyche derin bir uykuya dalmış. Ertesi gün uyandığında Psyche kendini değerli mücevherler ile süslenmiş, altından yapılmış bir sarayın bahçesinde bulmuş. Merak ve endişe ile sarayın kapılarına doğru yaklaştığında bir ses duymuş onu içeriye çağıran. Kapıyı açıp içeriye girdiğinde zengin bir sofra, sıcak bir banyo ve yumuşak bir yatak onu bekliyormuş. Akşam olduğunda yatakta uyuyakalmış. Uykusu arasında, gecenin karanlığında yanında birisinin varlığını hissetmiş ve kahinin söylediklerini hatırlamış. O an aşk dolu şevkatli bir ses Psyche'ye onun kim olduğunu görmeye çalışmamasını istemiş.
Birkaç gün sonra güzel kız ailesini ziyaret izni alıp evine dönmüş. Onun mutlu halini kıskanan kızkardeşleri sadece karanlıkta birlikte olduğu varlığın bir canavardan başka bir şey olamayacağını söyleyerek Psyche'nin yüreğine şüphe tohumlarını serpmişler.
Genç kız sarsılmış bir halde saraya dönmüş ve o gece uyumakta olan eşini görmek için bir kandil yakmış. Aşığının güzelliğinden etkilenerek onu daha iyi görmek için yaklaşmış ve o anda kandilden sıcak bir yağ damlası damlamış Kupidon'un omuzuna. Uyanan genç adam yataktan fırlamış ve ona güvenmediği için Psyche'ye sitem etmiş ve birden yokolmuş. Onunla birlikte altın saray da yokolmuş.
Üzüntüden kahrolan genç kız Kupidon'u her yerde aramış. Bulamayınca Venüs'e yardım etmesi için yakarmış. Nihayet intikamını alabilecek diye mutlu olan Venüs, genç kızı yanına alıp kölesi yapmış. Ağır ve aşağılayıcı işler yaptırırmış kıza. Psyche'nin Kupidon'a olan aşkı ona dayanma gücü ve cesaret vermiş ve yapması istenen en zor görevi bile başarmış. Karıncaların yardımı ile Venüs'ün birbirine karıştırdığı tohumları türüne göre ayırmış. Vahşi koyunların altın yününü getirmiş, bir kartalın yardımı ile Stiks'in kimsenin ulaşmasına izin vermediği kaynağından su almış. Venüs ondan bir kutu içerisinde Gölgeler Kraliçesinin güzelliğinden getirmesini istediğinde Psyche Cehennem bekçisi Gerber'i atlatıp cehennemin en derinine, Gölgeler Kraliçesi Prozerpina'ya kadar ulaşmış. Dönüş yolunda bir defa daha merakının kurbanı olmuş güzel kız. Kutudakini merak edip açtığında söz verilen güzellik yerine ölüm uykusuyla karşılaşmış ve derin bir uykuya dalmış. Bu arada Kupidon annesinin sarayında aşk acıları çekmekteymiş. Bir gün, açık kalan bir pencereden kaçabilmış ve Psyche'yi bulmak için uçmuş. Onu ölüm uykusunda bulduğunda ince oklarıyla uyandırmış. Bu büyük aşk karşısında Venüs duygusuz kalmamış. Merkuri Psyche'yi gökyüzüne, tanrıların sarayına kaçırmış. Ölümsüz olması için tanrıların içeceğinden(ambrosia) sunulmuş Psyche'ye ve o sonsuza kadar Aşk ile(Kupidon) birlikte olmuş.
Antik çağ sanat tarihinde Psyche(Ruh) ve Kupidon(Eros-Aşk), Ruh ile Aşk'ın bütünlüğünü simgelemekte.




Konu: selam
emeğine sağlık....
www.halimdiktas.tr.gg
Bağlantı »